Çok adımlı bir "bul → filtrele → rezerve et → öde" akışı, tek bir sezgisel yola nasıl sığar?
Energy+, elektrikli araç sürücülerinin uygun şarj istasyonunu bulmasını, rezerve etmesini ve ödemesini tek akışta toplayan bir mobil uygulama konsepti. Bir iş görüşmesindeki tasarım görevi için hazırladım. Sonucu beğendiğim için portfolyoma ekledim.

Görev netti: elektrikli araç sürücüleri için bir şarj istasyonu bulma uygulaması tasarla. Konu bana verilmişti ama nasıl yaklaşacağım bana kalmıştı.
Figma'yı açıp hemen ekran çizebilirdim. Onun yerine kendime şunları sordum: bu uygulamayı kim kullanacak, neye ihtiyacı var, bugünkü uygulamalar nerede yetersiz kalıyor? Güzel görünen değil, doğru kararlara dayanan bir arayüz istiyordum.
Tasarıma geçmeden önce iki şey yaptım: mevcut şarj uygulamalarını karşılaştırdım ve sürücünün uygulamayı baştan sona nasıl kullanacağını bir senaryo olarak yazdım. Ekranlar ancak bundan sonra geldi.
Piyasadaki dört şarj uygulamasını (ESARJ, Trugo, ZES, Plugshare) Energy+ ile beş soruda karşılaştırdım. Ardından Energy+'ın güçlü ve zayıf yönlerini, fırsatlarını ve tehditlerini bir SWOT tablosunda topladım. Amacım, neyi farklı yapabileceğimi tahminle değil, bakarak bulmaktı.
İki net boşluk gördüm:
Sürücü fiyatı çoğu zaman ancak istasyona varınca öğreniyordu. → Fiyatı (₺/kW) istasyon kartına taşıdım. Sürücü onu daha listedeyken görsün istedim.
Uygulamaların çoğu yalnızca kendi markasının istasyonlarını gösteriyordu. → Tasarımı, tüm markaları tek listede toplayan bir temel üzerine kurdum.
SWOT'ta en çok dikkatimi çeken zayıflık veri doğruluğuydu: istasyon bilgisi çabuk eskiyebiliyor. → Bu yüzden her kartta istasyonun slot sayısını net gösterdim. Sürücü, yola çıkmadan gerçek durumu görsün istedim.
Senaryoda sürücü uygulamayı açar, uygun istasyonu arar ve filtreyle daraltır. Sonra bir istasyon seçer, uygun gün ve saate rezervasyon yapar ve bu rezervasyonu istediği an yönetir. Kulağa basit geliyor ama içinde çok adım var: giriş, arama, filtreleme, karşılaştırma, karar, rezervasyon, ödeme, takip.
Bu yüzden senaryoyu bir kullanıcı akışına döktüm ve şunu sordum: hangi adımlar zorunlu, hangileri sürücünün canını sıkar? İki karar noktası akışın bel kemiği oldu:
Sonuç uymazsa sürücü en başa dönmüyor. Akışı filtre adımına geri bağlayan bir döngü kurdum. Böylece aramasını sıfırdan değil, daraltarak sürdürüyor.
Sürücü yaptığı rezervasyonu kaybetmesin diye onu ana sayfada bildirim olarak gösterdim. Rezervasyon geçmişe gömülmüyor, hep el altında duruyor.
Akışı olabildiğince sade ve doğrusal tuttum. Dallanmayı yalnızca karar gereken yerlerde bıraktım. Amacım, sürücünün "şimdi ne yapacağım?" diye durmadan baştan sona ilerlemesiydi.
Elektrikli araç ve sürdürülebilirlik denince yeşil kaçınılmazdı, ama tek bir yeşil yerine iki iş için iki yeşil seçtim. Sakin, hafif kırık yeşil (#4B7567) güven veren zemini, canlı yeşil (#00972A) ise şarj, onay ve "git" gibi eylem anlarını taşıyor. Teknoloji ve güven için bir mavi ekledim, gerisini sıcak nötrlere bıraktım ki renk yalnızca önemli olduğu yerde konuşsun.
Yazı tipi olarak SF Pro Rounded'ı seçtim. Yuvarlak uçları, kW, slot, fiyat ve haritayla dolu teknik bir aracı daha insani ve sakin gösteriyordu. iOS'un kendi diliyle uyumluydu ve Türkçe karakterleri sorunsuz taşıyordu.
Fiyatı öne çıkarmak, tüm markaları tek listede toplamak, akışı tek yola oturtmak: her kararın ekranda bir karşılığı olmalıydı. Uygulamayı baştan sona tasarladım. Aşağıda her ekran grubunun arkasındaki kararı işaretledim.
Sürücüyü sürdürülebilir sürüş fikriyle karşılıyorum. Onboarding'i kısa tuttum, çünkü amacı bilgi yığmak değil, tonu kurmaktı. Tasarım dilinin hissi burada başlıyor.

Bu adım zorunlu, o yüzden hafif tuttum. Kaydı, olabildiğince az alanla hızla geçilen bir eşik olarak tasarladım.

Tasarımın kalbi bu ekran: rakip analizinden çıkan üç karar da burada buluşuyor. Yakındaki istasyonlar marka ayrımı olmadan tek listede duruyor ve her kartta fiyat (₺/kW), slot sayısı, şarj gücü ve mesafe görünüyor. Tamamlanan rezervasyon da burada bildirim olarak çıkıyor.

Filtrelemeyi burada derinleştirdim: marka, soket tipi, kW aralığı, konum, erişilebilirlik ve fiyat. Kullanıcı akışındaki döngü, sonuçtan memnun olmayan sürücüyü en başa değil, buraya getiriyor.

Kullanıcı akışı burada uçtan uca ekrana dönüşüyor. Sürücü istasyonu inceliyor, geçmiş işlemlerini görüyor, gün ve saat seçiyor. Ödeme yöntemini seçiyor; ücret şarj bittikten sonra alınıyor. Rezervasyonunu sonradan da yönetebiliyor.

Bana verilen konuyu önce bir dizi karara, sonra bir arayüze çevirdim. Energy+'ı portfolyoma bu yüzden aldım. Bir brief'i alıp önce bakan, sonra tasarlayan çalışma biçimimi en net gösteren işlerden biri bu.
Energy+ bir konsept: gerçek kullanıcılarla test edilmedi ve yayınlanmadı. Ekranlar bir varsayıma dayanıyor ve bu varsayımı ancak kullanıcılar doğrulayabilir.
Devam etseydim ilk işim birkaç sürücüyle test yapmak olurdu. Özellikle SWOT'ta işaret ettiğim veri doğruluğu sorununu ve filtre derinliğinin işe yarayıp yaramadığını görmek isterdim. Tasarım benim için "teslim ettim, bitti" değil, nerede yanıldığımı görene kadar süren bir döngü.
Nasıl çalıştığımı merak ettiysen, konuşalım.