Birden çok kişiye para gönderirken neden hâlâ her işlemi tek tek yapıyoruz?
Bu konsept vaka çalışmasında, birden çok kişiye para göndermeyi tek akışta yapmanın yolunu aradım. İşe yeni bir özellik hayal ederek değil, var olan bir bankacılık akışını gözlemleyerek başladım.

Bir gün birden çok kişiye para göndermem gerekti ve aynı işlemi beş kez baştan yaptım. Menü, alanlar ve onay hep aynıydı. Yalnızca isim ve tutar değişiyordu.
İnsanlar zaten birden çok kişiye para gönderiyor. Uygulama neden hâlâ tek kişiye gönderiyormuşuz gibi davranıyor?
Bu yüzden "Toplu gönderim nasıl eklenir?" diye sormadım. "Mevcut akış birden çok alıcıyı neden hiç görmüyor?" diye sordum. Tasarıma bu sorudan başladım.
O dönemde kullandığım uygulamalarda toplu gönderim yoktu.
İş Bankası'nın Para Aktar → Başka Hesaba TL Aktar akışını adım adım kullandım. İyi çalışan yanlarını da beni yoran yanlarını da not aldım.
Süreç tek ekranda ilerliyordu → toplu transferi de olabildiğince az ekrana sığdırmaya karar verdim. Alan adları ve yönlendirmeler sade ve tanıdıktı → bankacılık dilini yeniden icat etmedim, tanıdık dili korudum.
İşlemler kategorilere ayrılmamıştı, aradığımı bulmak zordu → akışın ilk adımında "Ne yapmak istiyorum?" sorusunu netleştirdim. Gönderim tarihini seçemiyordum → tarihi her alıcı için ayarlanabilir bir alan yaptım. En çok da yarım kalan alıcının kaybolması yordu → alıcıyı işlemden bağımsız, kalıcı bir kayıt yaptım.
Hepsi tek bir karara çıktı: akışı sıfırdan kurmadım. Tanıdık olanı korudum ve birden çok alıcıyı akışın merkezine koydum.
En çok zorlandığım yer, küçük görünen bir aksaklığın altındaki soruydu.
Alıcı eklemeye başlayıp işlemi bitirmezsen, o kişiyi baştan girmen gerekiyordu. Yüzeyde sıradan bir pürüzdü, ama asıl sebep daha derindeydi. Uygulama alıcıyı ve grubu işlemin parçası olarak tuttuğu için, işlem tamamlanmayınca onlar da yok oluyordu.
Grup, tek bir transfer için toplanan geçici bir liste olarak kalırdı. Kurması kolay ve var olan mantığa yakındı. Ama gözlemlediğim sorunu aynen geri getiriyordu.
Grup kendi başına var olurdu: kaydedilir, düzenlenir, silinir, tekrar kullanılır. Bu yol daha zordu; grubun yaşam döngüsünü ve üyeleriyle ilişkisini düşünmem gerekiyordu.
Artık grubu bir kez kurup tekrar tekrar kullanıyorsun; düzenleyebiliyor ve saklayabiliyorsun. İşlem grubu kullanıyor, ama grup işleme bağlı değil. İşlem yarım kalsa da grup kaybolmuyor.

Grup hazırdı; peki içindeki kişiler birbirinden farklıysa? Her alıcıya ayrı tutar, açıklama, hatta ayrı gönderim yöntemi girilebilmeliydi. Ama bu, çözmeye çalıştığım "beş kez form doldurma" sorununu geri getirebilirdi.
Bunu tek bir kalıpla çözdüm: önce değeri herkese ver, sonra yalnızca farklı olanı değiştir.


Tutarı, tarihi ve açıklamayı kişi kişi doldurmuyorsun. Bir kez belirleyip tek hamlede tüm gruba atıyorsun. Beş kişi de aynı değeri anında alıyor ve çoğu zaman iş burada bitiyor.
Biri farklıysa (diyelim bir arkadaşının payı daha fazla), yalnızca o kişiye dokunup değerini değiştiriyorsun. Diğer dördü olduğu gibi kalıyor.
Böylece en sık durum, yani herkese aynı değer, tek dokunuşa iniyor. Farklı bir değer gerektiğinde de akış kalabalıklaşmıyor.
Kararlar ancak çalışan bir akışta gerçek oluyor. Akış beş adımdan oluşuyor: bireysel ya da toplu seçimi, grup seçimi, herkese tek hamlede atama, farklı olanı ayırma ve özette onay.





"Bireysel / Toplu Gönderi" seçimini akışın ilk adımına koydum. Böylece birden çok kişiye göndermek gizli bir seçenek olmaktan çıktı, ilk bakışta görünen bir seçim oldu.
Görsel dilde gösterişten kaçındım. Kullanıcıların bankacılık alışkanlığını bozmamak için sınırlı bir mavi–siyah ölçek ve tek bir yazı tipi (Open Sans) kullandım. Renk yalnızca eylem butonlarında güçleniyor: Devam, Onay, Tüm Alıcılara Uygula.
Bunu bir bitiş olarak görmüyorum. Arayüzler tasarlandı ve akış uçtan uca tamamlandı. Sırada gerçek insanlarla test var.
Bu proje bana şunu bir kez daha gösterdi: asıl iş çoğu zaman yeni bir özellik icat etmek değil, var olan akışın görmediği durumu fark etmek. Buradaki her karar tek bir gözlemden çıktı: beş kişiye tek tek para göndermek çok yorucuydu.
Tasarımı doğrulanmış saymıyorum. Bunun yerine nasıl doğrulayacağımı tasarladım: üç aşamalı bir kullanılabilirlik testi protokolü.
Katılımcıya test edilenin kendisi değil, arayüz olduğunu anlatıyorum.
Sesli düşünmesini isteyip sessizce izliyorum. Yeni bir grup kurabiliyor, kayıtlı alıcıları ekleyebiliyor ve toplu transferi zorlanmadan tamamlayabiliyor mu?
Teşekkür edip oturum kayıtlarını gözden geçiriyorum.
Bu protokolü gerçek insanlarla uyguladığımda, "önce herkese, sonra farklı olana" kalıbının beklediğim kadar sade hissettirip hissettirmediğini göreceğim. Bulgular büyük olasılıkla bazı kararlarımı değiştirecek; testi tam da bunun için yapıyorum.
Karmaşık bir akışı sadeleştirecek birini arıyorsan, konuşmak isterim.