Suvi, barkodu okutulan gıda ve kozmetik ürünlerine bilimsel kaynaklı, 0–100 arası bir puan veren bir market rehberi. Fikir bir gözlemle başladı. Araştırmayı, stratejiyi ve tasarımı tek başıma yürüttüm.
açılışBir tüketici olarak bir boşluk fark ettim. Ama tasarımcı olarak ilk işim onu hemen “çözmek” değildi. Heyecanla arayüz çizmeye atlamak yerine durdum ve önce soruyu netleştirdim.
İnsanlar bir ürüne karar verirken nerede tıkanıyor, neye güvenemiyor ve neyin eksikliğini çekiyor?
Sezgiyle değil, kanıtla ilerlemek istedim. Bu yüzden fikre beş farklı açıdan baktım.
Bütün bunlar beni tek bir tasarım duruşuna götürdü. Farkı bir özellik değil, bir tutum yaratacaktı: sakin, şeffaf ve abartısız.
karşılamaİki karar, işin geri kalanını belirledi.
Kullanıcıya “şunu yap, bunu yapma” demeyecektim. Bunun yerine ona kendi kararını verebileceği açık bilgiyi sunmayı seçtim. Dilim korkutucu değil, sakin olacaktı.
Bir özelliğin yasal açıdan hassas kişisel veriye dokunacağını erkenden fark ettim. Uyumu son dakikada işaretlenen bir kutucuğa çevirmedim. O özelliği, bu veriyi hiç tutmadan çalışacak şekilde yeniden kurdum.
Bu iki karar doğrudan arayüze yansıdı. Telaş yaratan “kırmızı/riskli” dil yerine ölçülü bir ton seçtim. Suçlamayan bir dil ve her şeyin nedenini açıkça gösteren bir düzen kurdum.

Marka kararını da aynı duruştan türettim. İsmin kısa, akılda kalıcı ve sahiplenilebilir olmasını istedim. Ama her şeyden önce güven ve sakinlik hissettirmeliydi. “Suvi” bunu karşıladı: yumuşak, temiz, sıcak.
Görsel dili de buna göre kurdum: sıcak ve doğal bir palet, başlıklarda okunaklı bir serif, gövdede sade bir yazı tipi. Hedefim netti: güvenilir ama soğuk değil, sıcak ama ciddi.
Ürünün kalbinde, uzman olmayan birinin tek başına çözmesi zor bir değerlendirme vardı. İşim onu herkesin anlayacağı hâle getirmekti. Bunun için üç ilkeye bağlı kaldım:
Değerlendirmeyi kendi yargıma değil, kabul görmüş bağımsız ölçütlere dayandırdım.
Erken bir sürüm olduğunu ve sınırlarını açıkça etiketledim. Böylece ürün, olduğundan fazlasını iddia etmiyor.
Teknik ölçütleri, uzman olmayan birinin tek bakışta anlayıp karar verebileceği sade bir dile çevirdim.
Ana fikrim burada somutlaşıyor: karmaşık bir sistemi net bir karara dönüştürmek.
Kapsamı bilerek dar tuttum. En küçük kullanışlı parçayla başladım, gerçek bir ihtiyaç kanıtlandıkça üstüne ekledim. Yapay zekâyı bir araç gibi değil, yanımda çalışan bir ekip gibi kullandım. Bu ekipte bir strateji ortağı ile işi farklı açılardan eleştiren tasarımcı ve ürün gözleri vardı. Onlarla fikirleri çarpıştırdım ve kararlarımı sınadım. Yönü ve sentezi ben belirledim, son söz hep bendeydi.
Bir tasarımcı, strateji ve ilkeleri çalışan ekranlara taşıyabilmeli. Bu fikri hi-fi seviyesine kadar tasarladım. Yine de bunu bir bitiş değil, yayından sonra da süren bir döngü olarak görüyorum: tasarla, dene, öğren, yeniden düzenle.
ana ekran
tarama
sonuçİlk kullanım, eksik veri, hata ve onay anlarını da tasarladım. Bunlar istisna değil, deneyimin bir parçası.
Renk, tipografi ve bileşenleri bir tasarım sistemine bağladım. Böylece her ekran aynı dili konuşuyor.
Tek elle kullanımı ve dokunma hedeflerini gözeterek tasarladım. Hareketi ve şeffaflığı azaltma tercihlerine de saygı gösterdim.
Mikroetkileşimler arayüzü canlı tutuyor ama dikkat dağıtmıyor. Ürünün sakin duruşuna sadık kalıyor.
Bu proje bana bir şeyi yeniden kanıtladı: soruyla başlamak, işi daha sağlam kuruyor. Her adımı kendim taşıyınca kararların birbirini nasıl beslediğini gördüm. Şimdilik güçlü bir temel kurdum ve sıradaki adımlar net:
Gerilla (koridor) testleri, 5 saniye testi ve farklı personalarla senaryo bazlı kullanıcı testleri yapmak.
Kullanıcılardan gelen bildirimleri değerlendirip ürünü adım adım geliştirmek.
Nasıl düşündüğümü merak ettiysen, tanışalım.